• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

_ Çanakkale Geçilmez

Bu fotoğrafa ilk baktığımızda; masmavi örtünün altında rüzgârla birlikte süzülen beyaz bulutları, göğe doğru başını kaldırmış ve her zaman şerefle dalgalanan kan kırmızısı bayrağımızı, ardında topraktan aldığı ile hayatı yaşamaya çalışan birkaç ağacı ve beton duvarlar ile çevrili bir alanda bir kaç tane mezarı görüyoruz. Aslında bu kadar basit değil. Bu fotoğraf sadece bir şehitlik fotoğrafı değil. Bu fotoğraf; vatan sevgisinin, istiklâl inancının, askeri intizamın, şehit olma arzusunun, onurun, şerefin ve kahramanlığın fotoğrafıdır! Bu fotoğraf; tarihe kırmızı renk ile “Çanakkale geçilmez” yazan kaleme, mürekkep olmaktan çekinmeyen bir çavuş ve 66 silah arkadaşının fotoğrafıdır! Ezineli Yahya Çavuş ve silah arkadaşlarının yattığı şehitliğin fotoğrafıdır.

Yahya Çavuş; 25 Nisan 1915 günü Gelibolu Yarımadası'nda Ertuğrul Koyu'na çıkan ve 3.000 askerden oluşan İngiliz kuvvetini, komutasındaki kahraman 66 askeriyle 48 saat mavzer atışlarıyla sahilde durduran birliğin komutanıdır. İngiliz kuvveti o cephede büyük bir tümen olduğunu düşünmüştü. Top atışlarıyla sürekli bombardıman altında tuttukları karaya, tam 3000 kişilik birlik ayak basmış ve hemen önlerindeki mevzilere doğru atışa başlamıştı. Mevzilerin üstüne bir yandan top mermileri, bir yandan da 3.000 kişinin silahından çıkan mermiler düşmeye başlamıştı. Yahya Çavuş ve silah arkadaşları bu şiddetli saldırılara karşı tam 48 saat direnmişlerdi. Asla mevzilerini terk etmemiş ve son nefese kadar da mücadeleye devam etmişlerdi. Ancak onları bekleyen son da belliydi. Vatan için son damla kanı da verdikten sonra şehit olacaklardı. Oldular da…

İngiliz birlikleri mevzilerin bulunduğu tepeye ulaştıklarında karşılarında bir tümen değil de 67 cansız beden görünce şok olmuşlardı. Yahya Çavuş’un cansız bedeni, mavzerine kemeriyle bağlı ve top mermisi isabeti sonucu kopmuş bacağının hemen yanındaymış. Onu bu halde gören İngiliz askerleri, vatan sevgisini bu kadar somut görebilen nadir insanlardandır...

Yahya Çavuş, çarpışmanın şiddetinden korkup, geriye çekilmemek için çarpışma öncesi kemerini kullanarak kendini bacağından mavzerine bağlamıştır. Çünkü o mevziler terk edilmemelidir. Artlarındaki mevzilere yeni askerlerin gelebileceği zamanı kazandırmak için ölmek gereklidir. Oysa ölüm soğuktur. İnsanın sevdiklerine ve onların sevgisine veda demektir. Bu hiç kolay değildir. Yahya Çavuş ve arkadaşları zoru başarmıştır. Yahya Çavuş, bacağına isabet eden top mermisi ile bacağı kopmasına rağmen siperi terk etmemiş ve savaşmaya devam etmiştir. Ta ki şehit olana kadar! Bu ancak kutsal bir sevgi ile açıklanabilir. Tek bir siper bile terk edilmeden ölümüne savaşmanın tek bir açıklaması olabilir. Bu dehşet inanç ve fedakârlığın sırrı, Anadolu’nun Yahya Çavuş için anlamında gizlidir. Atatürk’ün şu veciz sözü bu inancı açıklamaya yeter: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.”

Vatanını ve milletini seven çok insan görebilirsiniz. Ancak vatan sevgisini bu boyutta hiçbir zaman göremezsiniz. Bugün bizim bu vatan üstündeki pervasızlıklara en azından yüreğimiz sızlamıyorsa, içimizdeki Yahya Çavuş ruhu tükeniyor demektir. Umarım bu asil milletin aslında içinde var olan Yahya Çavuş’lar, bir gün özgür kalır!

Aslında uzun uzadıya yazmaya gerek yoktu..

Yahya Çavuş Şehitliği'ndeki şu dörtlüğe baksak yeterli..

Bir kahraman takım ve de Yahya Çavuş'tular,
Tam üç alayla burada gönülden vuruştular,
Düşman tümen sanırdı bu şahane erleri,
Allah'ı arzu ettiler, akşama kavuştular!

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret7241